Reklam bütçesini düşürünce müşteri kaybı korkusu hızla yerini verimli dönüşümü bulmaya bırakıyor.
Bütçeyi kıstığım ilk gün kafa karıştı, siparişler düşer mi diye iç ses kemirdi. Oysa en ufak değişiklikte ilk kaybolan, lüzumsuz harcama oldu. Müşterinin asıl geldiği noktayı görmeye başlayınca, bütçenin şişirdiği boş tıklamaların ne kadar gereksiz olduğunu net biçimde fark ettim. Her zaman çok harca, çok kazan gibi düz bir mantık işliyor çoğu kafada. Asıl risk, körü körüne aynı tempoyu sürdürmekte.
Bütçenin daralması, reklamdan gelen müşteriyi daha iyi takip etmeye itiyor insanı. Hangi ilan işe yaradı, hangi kanal boşa akıyor açıkça görünüyor. Buradan sonrası tamamen düzenli analiz ve hızlı revizyon. Küçük parayla net verim yakalanabildiğini, gereksiz gösterimlerin sustuğu an anlamak mümkün. Herkesin dilinde olan kayıp korkusu, aslında kazanç fırsatlarının yolunu açıyor.