Müşteriyle her masadan kalkmanın zararlı olmadığını, net sınırların hem güven hem de yeni fırsat yarattığını pratikte gördüm.
Müşteriyle masada otururken reddedilmek başta can sıkıcı geliyor. Uzun süre boyunca teklif duvarına çarpınca kişisel bir eksiklik arayanlar çok. Halbuki bazen, karşıdan gelen net bir hayır yeni bir başlangıca alan açıyor. Bir işi sırf korkudan ya da 'ikna başarısı' baskısıyla zorlamak, hem ürünü yıpratıyor hem insanı tüketiyor. Her masadan iş almak zorunda olmadığını görmek, anlaşmanın kalitesini de yükseltiyor.
Belli bir çizgiyi çekince, karşı tarafın gözünde daha net bir profil oluşuyor. Sınırsızca esnemek yerine, “Burada duruyorum” diyebilmek müşteriyi kaybetmiyor, aksine güven sağlıyor. En zor anlarda bile net durup, işin iki tarafa da yaramayacağını anlatmak hem zamanı koruyor hem de ileride daha verimli müşterilere yer açıyor. Bir yerde hayır dediğim anda, beklenmedik bir noktadan bambaşka bir iş geldiğini çok kez gördüm. Sınır çizmek, masadaki dengeyi değiştiriyor.