Kıssadan Hisse
- Senden Daha güzel
Kimseyi görmedim ben. Senden daha güzel. Kimseyi tanımadım ben. Senden daha özel.
- Php Döviz Kurları Çekimi - İMKB'den
Olurda sitenize İMKB'den anında verileri çeken PHP Döviz Kodlarına ihtiyacınız olursa…
- Anladım
Anladım ki: İnsanlar; Susanı korkak. Görmezden geleni aptal. Affetmeyi bileni çantada keklik…
- Sabri'ye İthafen
Duydum ki, kaleciye pas vermeye azmediyorsun. . Etme. . . Ey top tekniği var ile yok arasında…
- Ölünce Sevemezsem Seni...
Hiç slow müzik dinlemiyorum bu aralar. Fakat bu şarkı da dinlenmez mi ya? :)Ayna - Ölünce…
- Hoşgeldin Kadınım
İlk gün göz göze geldiğimiz elbiseni çıkar sandıktan sevgilim,Giyin kuşan benze bahar…
Erik Yeme Arzusu
0
Thu 27, November 2008 Kategori Köşe Yazılarım
Ekleyen Nurullah Okatan Şuan için ticarete yeni atılmış birisi olarak bende öyleyim, zaman zaman dibi gördüğüm dönemlerde oldu. Ki ben bu duruma alışkın birisi değilim. Gece gündüz çalışmak istiyorum, çalışıyorum, işimi seviyorum, çalışmak zevk veriyor. İşimi o kadar benimsemişim ki, bilgisayar başında çalışırken msn'den birisi "ne yapıyorsun diye" sorduğunda, "hiç" diye yanıt veriyorum. İşimi iş olarak görmekten ziyade, hobi olarak görüyorum. Bu da üzerimdeki akıl işi olmayan mesleğimin stresini, yükünü atıyor, rahatlatıyor beni. Çünkü bu meslekde ne Türkçe, ne başka bir dil konuşuluyor... Sürekli komutlar, kodlar, simgeler yer alıyor. Sabah 7 de uyuyup, üç - beş saat sonra uyanıyorum. Neden? Kız arkadaşım haftada bir gün tatili bile olmadan, her gün çalışıyor. Neden? Keriz miyiz acaba? Yoksa hedeflerimize ulaşmamız gerektiğini düşünüp, vaktimizi boşa harcamıyoruz sürekli çalışıyoruz, o yüzden mi?
Allah dürüst çalışanın hakkını her zaman verir, zaten kul darda kalmadıkça da Hızır yetişmez. Tamam Hızır yetişir fakat kul uğraşıyor mudur acaba?
Konuyu kamu yoklamalarına getireceğim. Malum önümüz seçim dönemi, kimileri bunun için hiç yapmadıkları ve sürekli kötüledikleri türbanlı kesime bile avuç açacak kadar sahte politika uyguluyor. Eşit kurallarla oynanmayan serbest bir siyaset pazarı burası. Hilelerin, hurdaların, tükürülenlerin yalanıldığı bir dönemdeyiz.
TV'de kadına mikrofon tutuyorlar. "Hanfendi, erik fiyatları hakkında ne diyorsunuz." Kadın direk çıkışıyor ve "Çok pahalılar nasıl alayım" diye içleniyor.
Valla yalan, billa yalan! Yok böyle bir şey, yalan, tamamen yalan. TV'ye yayın yapacaklarında 50 mikrofon tutuyorlar, bir kişinin laflarını bize dinletiyorlar.
Kadının üstüne bakıyorsun, maşallahı var, kulagına bakıyorsun off diyorsun, kolunu görsek bileziklere de bir voav... çekeceğimize eminim. Ama neden öyle diyor? İktidarda kendi partileri yoktur diye.
Sanıyorlar ki yattıkları yerden para kazanacaklar, yattıkları yerden yiyecekler onlara gelecek. Çalışıyor musun da ablacım sen, konuşuyorsun düşünmeden? Aklın kemale ermiştir senin ama içi boş büyümüşsün. Gözünü kör etmiş bir siyasi görüş. Ben siyasi partiye gönül vermem, işini iyi yapana, iyi yapabilecek olana veririm oyumu. Bugün A partsini yererim, yarın B'yi, diğer gün de meth ederim. Çünkü objektif bakarım olaya, incesine bakıp, genişini düşünerek...
Ben İstanbul'u ilk kez 20 yaşımda gördüm, resmen çılgınlık dedim, alışveriş çılgınlığı. Yok böyle bir kitle, herkes canavar olmuş, saldırıyor gördüğüne. Sokakta taş satsan, o bile iş yapar. Bu memlekette aç kalmak, açıkta kalmak herkesin marifeti değil. Engelli olur, o ayrıdır, lafım yok. Büyük sorumluluğu olur, o ayrıdır lafım yok.
Ama siz gidipde Seda Bacınızı, Petek Ablanızı, Semra Hanımınızı yada ismi lazım değil sunucu olma özürlü, iki lafı bir araya getirip konuşamayan adamları dinleyerek, izleyerek erik yiyeceğinizi sanıyorsanız yedirmem! Yok öyle, üç kuruşa beş köfte.
Bu memleketin çalışana ihtiyacı var, bu memleketin çalışmaya ihtiyacı var. Hep dışardan bekleyerek, tembel büyüyerek, başkasının elini izleyerek olmaz.
Çalışacaksın arkadaş. Bu memleketi başbakan değil, bizler büyüteceğiz. Sen çalıştında o çalışma mı dedi? Kimseden ümmet ummayacaksın, sen kendine bakacaksın ve arkana aldırmadan çalışacaksın...
İşte o zaman bizim Türkiye'miz ilelebet bizim kalır...
Ama siz gidipde Seda Bacınızı, Petek Ablanızı, Semra Hanımınızı yada ismi lazım değil sunucu olma özürlü, iki lafı bir araya getirip konuşamayan adamları dinleyerek, izleyerek erik yiyeceğinizi sanıyorsanız yedirmem! Yok öyle, üç kuruşa beş köfte.
Bu memleketin çalışana ihtiyacı var, bu memleketin çalışmaya ihtiyacı var. Hep dışardan bekleyerek, tembel büyüyerek, başkasının elini izleyerek olmaz.
Çalışacaksın arkadaş. Bu memleketi başbakan değil, bizler büyüteceğiz. Sen çalıştında o çalışma mı dedi? Kimseden ümmet ummayacaksın, sen kendine bakacaksın ve arkana aldırmadan çalışacaksın...
İşte o zaman bizim Türkiye'miz ilelebet bizim kalır...
Son Guncelleme: -/-
Ilgili Yazilar



