Kıssadan Hisse

  • Senden Daha güzel

    Kimseyi görmedim ben. Senden daha güzel. Kimseyi tanımadım ben. Senden daha özel.

  • Php Döviz Kurları Çekimi - İMKB'den

    Olurda sitenize İMKB'den anında verileri çeken PHP Döviz Kodlarına ihtiyacınız olursa…

  • Anladım

    Anladım ki: İnsanlar; Susanı korkak. Görmezden geleni aptal. Affetmeyi bileni çantada keklik…

  • Sabri'ye İthafen

    Duydum ki, kaleciye pas vermeye azmediyorsun. . Etme. . . Ey top tekniği var ile yok arasında…

  • Ölünce Sevemezsem Seni...

    Hiç slow müzik dinlemiyorum bu aralar. Fakat bu şarkı da dinlenmez mi ya? :)Ayna - Ölünce…

  • Hoşgeldin Kadınım

    İlk gün göz göze geldiğimiz elbiseni çıkar sandıktan sevgilim,Giyin kuşan benze bahar…

Bütün Umudum Kendimde

0 Sun 15, June 2008 Kategori Köşe Yazılarım Ekleyen Nurullah Okatan
Aziz vatanımızın büyük başlarıdır onlar. O kadar büyüktürler ki, gençler artık başarılı olsunlar diye OKS sınavını bile kaldırdılar. ÖSS sınavının soruları kolaylaşacak dediler. Herkes bir şeyler üretsin ki bu devlet ilerlesin dediler. Gençlere yol gösteriyoruz, herkesten 3 çocuk istiyoruz ki nüfusumuz genç, gençlerimiz işsiz kalsın dediler.


Ve geldi yaş 20’ ye!


Bir genç girişimci olarak devletin kapısını çaldım. Sermayemi mi soruyorsunuz? Kocaman bir sıfır. Kendin pişir, kendin ye hesabı ne yaparsak kendimize. Montaigne’in söylemiş olduğu gibi, "Bütün çabam kimseye 
muhtaç olmadan yaşamak."


Önce amaç dedim, bir amaca bağlanmayan ruhun, yolunu kaybedeceğini; çünkü her yerde olmanın hiçbir yerde olmamak anlamına geldiğini öğrendim. Amaç belliydi önce marka adı gerek, “Türk Bilişim” cazip geliyordu bana, yine üzerine bastıra bastıra Türk olmanın verdiği gururla, Türk kelimesini seçmiş ve yaşımın verdiği heyecanla, özgüvenimle, sermayem olarak zekamı kullanıp, “Allah utandırmasın” diyerek başlangıcımı yaptım.


Küçükçe notlar geçeceksem eğer, iş yeri kaydı şu kadar para. Bağ-kur yeni başlayan için boşuna o kadar para. Noter bir imzaya avuç dolusu para, muhasebeci parası yine öyle bir dert. Şu vergisi, bu vergisi, o vergisi, mutlu noel vergisi, gülme - ağlama vergisi, reklam vergisi, cart vergisi, curt vergisi koca bir çalışanın aylığına denk geliyordu. 


Markayı temin etmek için uğraştığım sorunlar daha zor ve sıkıcı geldi, şu odaya kayıt ol, sicil gazetesi çıkar, bu evrakları getir, şu kadar para ver. Hepsine tamam dedim. Ama gel gör ki ODTÜ tam 3 ayda karar verdi, www.turkbilisim.com.tr adresli web sayfasının adını bana vermek için. Sonuçta arkadaşlara dediğim gibi, ya alacaktım bu adresi, ya alacaktım… Nihayetinde almıştım da.


Türkiye’nin ticaret kenti İstanbul’a taşınıp hedeflerime daha sağlam adımlarla ulaşmak için çalışmalara başladım. Ofisim için mobilyalarımı özenle seçtim, yine bir asgari çalışanın maaşı kadar vergimi verdim,  üç asgari çalışanın maaşı kadar olan kiramı yine vergisiyle ödedim. 


Ama sanki gözden kaçan bir sorun vardı!


Devlet bana hiç bir destek ve yardımda bulunmamıştı ki! Sürekli istiyordu benden. İyi de devlet baba, olsa dükkan senin, gençliğimden başka neyim var sana verecek! Hatta gözlerinle olaya şahit oldun ya devlet baba, daha işyerinin içinde sadece bir sandalyem varken ofisime vergi dairesinden birini gönderip inceletmedin mi orayı? Daha dur ki bismillah diyeyim.  Herkes kaçak iş yaparken, biz vergimizi adam gibi ödüyoruz diye mi yolladın memurunu hemen? 


20 yaşımda şunu öğrendim ki, “Her şeyi devletten bekleme.” sözü artık gerçeği yansıtmıyor, çünkü bu devirde hiç bir şeyi devletten beklememeyi öğreniyor insan. Eğer beklersen hem aç, hem açıkta, hem de kapıda kalıyorsun! Şuan sıfırdan başlayıp, halim vaktim yerinde genç bir girişimci olarak bugünkü konumuma ulaştıysam, hiçbir şeyi devletten beklemeyip sadece ideallerim doğrultusunda hırsla hedefe ilerlememdendir. Anladım ki bütün umudum kendimde.
Son Guncelleme: -/-
  • Ziyaret: 2140
  • (Suanki Oy 0.0/5 Yildiz) Toplam Oy: 0
  • 0 0

Henuz yorum yok...

Yorum Yaz